Kartal Gazetesi

Dopingle mücadelede yeni tanı metotlarına ihtiyaç var

Dopingle mücadelede yeni tanı metotlarına ihtiyaç var
111 views
14 Mayıs 2019 - 16:04

Spor müsabakalarına darbe vuran dopingle mücadelede, halen 70’li yıllarda ortaya konan metotlar uygulanıyor. Eski yöntemlerin sporcularda çoğu zaman sıkıntılara yol açtığını belirten Doç. Dr. Korkut Ulucan, yeni metotların önemini vurgulayarak, dopingle mücadelenin ortaokul ve lise müfredatlarına da taşınması ve bu konuda ciddi bir mücadele verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

 

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi  Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Korkut Ulucan, dopingle mücadelenin önemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

 

Yeni yaklaşımlara ihtiyaç var

 

“World Anti-Doping Agency (WADA) yıllardır bu konuda yenilikçi yaklaşımlarda bulunmaya çalışıyor. Ancak hala uygulanan metotlar 70’li yıllardan beri ortaya konan ve bazı modifikasyonlar ile günümüze gelen metotlar” diyen Doç. Dr. Korkut Ulucan,

 

Halen sporcularda gerek biyolojik pasaportların oluşturulmasında, gerekse doping kontrollerinde müsabaka sonrasında kan ve idrar örnekleri alarak biyokimyasal analizler yapılmakta. Çoğu zaman bu durum sporcularda; damar yapısının kasılması ve idrar verememe gibi problemlere sebep olmakta.  Bu konu ile ilgili gerek WADA, gerekse bir dolu dopingle mücadele eden merkezle bu konuda daha pratik çözümler aramakta. Muhtemelen 2022 Çin Kış Olimpiyatlarında en azından bazı metabolitlerin analizinde yeni, pratik ve invaziv yöntemler ile analiz edilecek, parmak ucundan alınacak birkaç damla kan örneği gibi” şeklinde konuştu.

 

Günümüzde kullanılan en önemli test uygulaması: Biyolojik pasaport

 

Günümüzde kullanılan en önemli test uygulamasının biyolojik pasaport olduğunu kaydeden Doç. Dr. Korkut Ulucan,

 

“Biyolojik pasaport, her ne kadar üzerinde tartışılsa da şuan için en önemli uygulama, ama kesinlikle yeni moleküllerin eklenmesi gerekli. Her geçen gün farklı doping maddeleri, veya maskeleyici ajanlar kullanılmakta ve bunların kesinlikle biyolojik pasaportun içine eklenmesi gerek. Belki de zamanla bu kadar fazla doping maddesi ve metabolit analizi gerçekleştirilmeyecek, listeye eklenecek yeni metabolitler ile çok daha pratik, hızlı, güvenilir ve ucuz uygulamalar gerçekleştirilecek” dedi.

“Dopingle mücadele mutlaka orta okul ve lise müfredatlarına taşınmalı”

 

Dopingle mücadelenin çoklu boyutlarının olması gerektiğini ifade eden Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi  Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Korkut Ulucan,  sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Her federasyonun bünyesinde dopingle mücadele komisyonları bulunmakta ve çok daha fazla aktif olunmalı. Ancak dopingin önlenmesinde bu kurullar tek başlarına yeterli olamazlar. Bu işin mutlaka hukuki boyutu çok daha etkili ve caydırıcı olmalı; ancak dopingle mücadele mutlaka ortaokul ve lise müfredatlarına taşınmalı ve spor kulüplerinde daha fazla önem verilmelidir.”